You are currently browsing the category archive for the ‘Hoşbeş’ category.

Uzun süreli vakit sıkıntısıyla yazı yazmaya, hatta yazılanları takip etmeye fırsat bulamıyorum şu ara. Pazar ayrıcalığıyla arkadaşlar tarafında neler yazılmış, neler çizilmiş diye bakınırken lost tarafından mimlendiğimi farkettim. Ben de oyuna dahil oluvermişim! Elime aldığım ilk iki kitap 187 sayfadan kısaydı, üçüncüsünde tutturabildim hedefimi.

“Böylece, çeşitli ürünlerin sınai üretimi, bunlarla yakından bağlantılı, ancak aslında gereksiz olan bir dizi yan ürün üretir.” Bauman, Yasa Koyucular ile Yorumcular, Metis.

Cümle Simmel’den alınmış bir paragrafın içerisinde geçiyordu, bağlamı tamamlaması için paragrafı da aktarayım:

Ruhun ürettikleri ileriye doğru götüren, nesnelerin doğal, bilimsel mantığı değil, kültürel mantığıdır. Anlık tüketim alanının ötesine geçer geçmez, tüm teknolojinin yazgısal olarak içkin güdüsü burada yatmaktadır.Böylece, çeşitli ürünlerin sınai üretimi, bunlarla yakından bağlantılı, ancak aslında gereksiz olan bir dizi yan ürün üretir. Bu üretimi gerekli kılan, yalnızca oluşturulmuş donanımın tam olarak kullanılması yönündeki baskıdır. Teknolojik süreç, ruhsal sürecin gereksinim duymadığı bağlantılarla tamamlanmayı gerektirir. Öznenin kültürü açısından anlamsız olan, yapay bir talebi gerektiren geniş bir ürün sunumu ortaya çıkar. Bilimlerin çeşitli dallarında durum farklı değildir. Örneğin, bir yandan, dilbilimsel teknikler aşılması olanaksız bir inceliğe ve metodolojik kesinliğe ulaşmıştır. Öte yandan, entelektüel kültür için gerçek bir önem taşıyabilecek bir konunun gözden geçirilmesi aynı çabuklukla gerçekleşmez. Böylece, dilbilimsel çaba sık sık mikrolojiye, bilgiççe ayrıntıcı çabalara dönüşür: Önemsiz olanın, kendi adına varlığını sürdürdüğü bir yönteme dönüştürülmesi, izlediği bağımsız yol artık yaşamın bütünlenmesi anlamındaki kültürün yolu ile çakışmayan müstakil normların genişletilmesi halini alır.

Bunun sonsuzluk yönünde çoğaltılmaması için, kitabın kitaba, sanat eserinin sanat eserine, icatların icatlara eklenmemesi için herhangi bir neden yoktur. Böyle bir nesnellik biçimi kendini gerçekleştirmek için sınırsız bir kapasiteye sahiptir. Biriktirmeye yönelik bu doymak bilmez kapasite, kişisel yaşam biçimleriyle çok derin bir uyumsuzluk içindedir.

 

 

Ben de Komün’e selamı kacakkova’nın yeni yazısına link vererek çakayım: 1871’de ne oldu?

Yakın zamanda tekrar dönebilmeyi umarak… Sufi dosta teşekkürler…

______________________

Çalışma: Christopher Le Brun, [no title], 1990

Reklamlar
şiir
Aralık 2017
P S Ç P C C P
« Eyl    
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031
Günümüz dünyası sanat yorumlarına alternatif bakışlar arıyor. Buysa ‘insan’ temelli her tür kavramsal konuyu incelemeye dahil ediyor. İnsanı tahlil etmeye başladığımızda ortalık bir nebze aydınlanacaksa, disiplinlerin farklılığı vesvesesini bir kenara bırakıp olan biteni farklı okumalarla anlamaya çalışmamız en makul yol olacaktır.
fikir
cc

İstatistik

  • 43,195 vuruş