<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
		>
<channel>
	<title>Schopenhauer’un Sanat Anlığı yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://proetcontra.wordpress.com/2007/07/31/schopenhauer%e2%80%99un-sanat-anligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://proetcontra.wordpress.com/2007/07/31/schopenhauer%e2%80%99un-sanat-anligi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 27 Oct 2009 09:09:41 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
		<item>
		<title>proetcontra tarafından</title>
		<link>http://proetcontra.wordpress.com/2007/07/31/schopenhauer%e2%80%99un-sanat-anligi/#comment-85</link>
		<dc:creator>proetcontra</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Aug 2007 23:36:45 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://proetcontra.wordpress.com/2007/07/31/schopenhauer%e2%80%99un-sanat-anligi/#comment-85</guid>
		<description>Kesinlikle gerekiyor onun hakkında da açılımlara gebe bir inceleme.

Numen-fenomen meselesini açman çok iyi olmuş, teşekkür ederim, orada &quot;bu bakımdan... benzetilebilir&quot; derken net konuşmamıştım. İkilik algılanabilen-algılanamayan ayrımıyla değil, tanımlanabilen-tanımlamayan ayrımıyla şekilleniyor. Onları kategoriler sisteminde değil, ikisinin bir arada bulunduğu ortak bir sistem içerisinde tutmuştum. Yoksa birebir bir ilişki sözkonusu değil. Fakat aynı zamanda şey, imge ve im arasında mutlak bir geçişlilik de sözkonusu değil. O yazıya eklenecek şeyler var, zaman içerisinde belirsizlikleri biraz daha belirginleştirmeye çalışacağım.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Kesinlikle gerekiyor onun hakkında da açılımlara gebe bir inceleme.</p>
<p>Numen-fenomen meselesini açman çok iyi olmuş, teşekkür ederim, orada &#8220;bu bakımdan&#8230; benzetilebilir&#8221; derken net konuşmamıştım. İkilik algılanabilen-algılanamayan ayrımıyla değil, tanımlanabilen-tanımlamayan ayrımıyla şekilleniyor. Onları kategoriler sisteminde değil, ikisinin bir arada bulunduğu ortak bir sistem içerisinde tutmuştum. Yoksa birebir bir ilişki sözkonusu değil. Fakat aynı zamanda şey, imge ve im arasında mutlak bir geçişlilik de sözkonusu değil. O yazıya eklenecek şeyler var, zaman içerisinde belirsizlikleri biraz daha belirginleştirmeye çalışacağım.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>kacakkova tarafından</title>
		<link>http://proetcontra.wordpress.com/2007/07/31/schopenhauer%e2%80%99un-sanat-anligi/#comment-84</link>
		<dc:creator>kacakkova</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Aug 2007 21:42:23 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://proetcontra.wordpress.com/2007/07/31/schopenhauer%e2%80%99un-sanat-anligi/#comment-84</guid>
		<description>croce&#039;e ve ona deginen thelost&#039;un linkine bakilacak.......

simdi yaziya bakinca, &quot;.....imge ile şey arasındaki ilişki, bu bakımdan fenomen ile numen arasındaki ilişkiye benzetilebilir....&quot; ifadesi dikkatimi cekti.....

kantgil kategoriler, katergorik bir ayrima tabi oldugundan, eger buradaki iki iliskiyi birbirne benzetirsek yol almak zorlasacaktir kanisindayim....
imge ile sey arasinda, numen ile fenomen arasindaki gibi bir iliski olacaksa, bunun ketegorik bir gecissizlikle birlikte ortaya cikmasi kacinilmaz olur....

bunlar modern epistemolojinin yapisini anlamak ve orada meydana gelen sorunlara bakmak acisindan önemli seyler....dolayisiyla konu estetik ekseninde duruyorsa da, bu yöndeki hamleleri de kapsiyor.....

bu bakimdan yazida bahsi gecen beden,imge,duyumsama, bilgi, algi, özne, nesne kavramlari icin merleu-ponty&#039;e gitmenin sirasidir sanirim.....</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>croce&#8217;e ve ona deginen thelost&#8217;un linkine bakilacak&#8230;&#8230;.</p>
<p>simdi yaziya bakinca, &#8220;&#8230;..imge ile şey arasındaki ilişki, bu bakımdan fenomen ile numen arasındaki ilişkiye benzetilebilir&#8230;.&#8221; ifadesi dikkatimi cekti&#8230;..</p>
<p>kantgil kategoriler, katergorik bir ayrima tabi oldugundan, eger buradaki iki iliskiyi birbirne benzetirsek yol almak zorlasacaktir kanisindayim&#8230;.<br />
imge ile sey arasinda, numen ile fenomen arasindaki gibi bir iliski olacaksa, bunun ketegorik bir gecissizlikle birlikte ortaya cikmasi kacinilmaz olur&#8230;.</p>
<p>bunlar modern epistemolojinin yapisini anlamak ve orada meydana gelen sorunlara bakmak acisindan önemli seyler&#8230;.dolayisiyla konu estetik ekseninde duruyorsa da, bu yöndeki hamleleri de kapsiyor&#8230;..</p>
<p>bu bakimdan yazida bahsi gecen beden,imge,duyumsama, bilgi, algi, özne, nesne kavramlari icin merleu-ponty&#8217;e gitmenin sirasidir sanirim&#8230;..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>proetcontra tarafından</title>
		<link>http://proetcontra.wordpress.com/2007/07/31/schopenhauer%e2%80%99un-sanat-anligi/#comment-83</link>
		<dc:creator>proetcontra</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Aug 2007 23:23:53 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://proetcontra.wordpress.com/2007/07/31/schopenhauer%e2%80%99un-sanat-anligi/#comment-83</guid>
		<description>Croce başlı başına ele alınmalı. 1900ler için çok fazla şey ifade ediyor. Gramsci açısından da önemli. Sezgi meselesinde klasik anlayışla bir paralelliği var fakat deha anlayışına olumlu bakmıyor. Ayrıca güzellik kavramına yeni bir açılım getiriyor.

Güzellik de muğlaklaşan kavramlar arasında, çünkü zaman geçiyor ve kelimeler eski anlamlarından uzaklaşıyor. Bu konuda ciddi bir belirsizlik olması anlaşılır çünkü şu zamanlarda estetik alımlama ve iletişim üzerinde duruyor. thelosthighway&#039;in yazısının yalnızca referanslarına baktım, sıkı bir çalışma gibi. Fırsat bulunca okuyacağım. Link için teşekkürler, lost&#039;un da eline sağlık.

Lapoujade için Sartre sanırım &#039;sanatçı niteliğini koruyarak &#039;bizim hakkımızda olan&#039;ı seçkinci olmayan bir biçimde, bizden biri olarak ifade ediyor&#039; gibisinden bir şeyler diyordu. Ve yine aklımda kaldığı kadarıyla soyut çalışmalarıyla güzelliği göstermediğini, fakat yapıtlarının güzel olduğunu, bunun insanın rezilliğini göstermek açısından önemli olduğunu söylüyordu. O da anlamlı bir açılım, anlaşılması güç bir güzellik tasavvuru.

İkisini de bir vakit ele almalı...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Croce başlı başına ele alınmalı. 1900ler için çok fazla şey ifade ediyor. Gramsci açısından da önemli. Sezgi meselesinde klasik anlayışla bir paralelliği var fakat deha anlayışına olumlu bakmıyor. Ayrıca güzellik kavramına yeni bir açılım getiriyor.</p>
<p>Güzellik de muğlaklaşan kavramlar arasında, çünkü zaman geçiyor ve kelimeler eski anlamlarından uzaklaşıyor. Bu konuda ciddi bir belirsizlik olması anlaşılır çünkü şu zamanlarda estetik alımlama ve iletişim üzerinde duruyor. thelosthighway&#8217;in yazısının yalnızca referanslarına baktım, sıkı bir çalışma gibi. Fırsat bulunca okuyacağım. Link için teşekkürler, lost&#8217;un da eline sağlık.</p>
<p>Lapoujade için Sartre sanırım &#8217;sanatçı niteliğini koruyarak &#8216;bizim hakkımızda olan&#8217;ı seçkinci olmayan bir biçimde, bizden biri olarak ifade ediyor&#8217; gibisinden bir şeyler diyordu. Ve yine aklımda kaldığı kadarıyla soyut çalışmalarıyla güzelliği göstermediğini, fakat yapıtlarının güzel olduğunu, bunun insanın rezilliğini göstermek açısından önemli olduğunu söylüyordu. O da anlamlı bir açılım, anlaşılması güç bir güzellik tasavvuru.</p>
<p>İkisini de bir vakit ele almalı&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>banu tarafından</title>
		<link>http://proetcontra.wordpress.com/2007/07/31/schopenhauer%e2%80%99un-sanat-anligi/#comment-82</link>
		<dc:creator>banu</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Aug 2007 20:11:41 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://proetcontra.wordpress.com/2007/07/31/schopenhauer%e2%80%99un-sanat-anligi/#comment-82</guid>
		<description>Ahah doğru :) Croce&#039;nin aklıma gelmesi aşağıdaki adrese götürdü beni :p

http://thelosthighway.blogcu.com/650405/</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ahah doğru <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Croce&#8217;nin aklıma gelmesi aşağıdaki adrese götürdü beni :p</p>
<p><a href="http://thelosthighway.blogcu.com/650405/" rel="nofollow">http://thelosthighway.blogcu.com/650405/</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>thelosthighway tarafından</title>
		<link>http://proetcontra.wordpress.com/2007/07/31/schopenhauer%e2%80%99un-sanat-anligi/#comment-81</link>
		<dc:creator>thelosthighway</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Aug 2007 19:51:14 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://proetcontra.wordpress.com/2007/07/31/schopenhauer%e2%80%99un-sanat-anligi/#comment-81</guid>
		<description>banu telif isterim. croce filan. :))))</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>banu telif isterim. croce filan. <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> )))</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>banu tarafından</title>
		<link>http://proetcontra.wordpress.com/2007/07/31/schopenhauer%e2%80%99un-sanat-anligi/#comment-80</link>
		<dc:creator>banu</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Aug 2007 06:04:52 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://proetcontra.wordpress.com/2007/07/31/schopenhauer%e2%80%99un-sanat-anligi/#comment-80</guid>
		<description>Sezgiye hayal gücü, duygu, düşünce katılmasıyla sanat hayat buluyor. Ama bu sezgiyi bir vergi bir seçilmişlik olarak algılayarak insanüstü bir sonuç olarak betimlemektense bunun “insan olanın dehası,insanî bir durum” olduğu gözüyle bakan Croce ilk okuyuşta çağrıştı aklıma.

O nesnenin ideanın kopyası, sanatın da kopyanın kopyası olduğu görüşüne yakın olan Platon’dan ayrılıyor. Sanatı sezgisel bilişe bağıyordu. Kant için de sanat dehanın zihinsel oyunlarıydı.Bu konularda yetkinliğim yok, sadece hatırladıklarımdan bahsediyorum.

Schopenhauer’un fotoğraf dakikliğindeki portreye hoş bakmayışı, doğaya öykünüldüğünde sanatın insanın en özgür olduğu alan oluştan çıkacağı düşüncesini haklı çıkarır bir bakıştır. Şeyleri orada tutan durum, konum ve sebepten çok onun ne olduğu ve bu görünenden sıyrılarak onun anlamına bakışın ifade edildiği alan sanatın alanıdır.Burada algıya sanatsal yaratım doneleri eklenmiştir.Bumgarten’e göre kavramsal, algısal ve duyusal bilgi birleşmiştir.

Dehanın sezgisi ve sonrasında yaratımı-ki burada tepkimeye deneyim, hayal gücü, duygu giriyor- ortak estetik değerlerin varlığı/yokluğu sorusunu yeniden düşünmeye itiyor.

“Nesnelerin dönüşümü esnaısında sanatçı gördüğünü mü canlandırır yoksa yeni bir varlık mı yaratmak istemektedir? Ya da o bunu yapmak zorunda mı kalır? ” soruları geliyor aklıma. Ama elimdeki kitabın(*) da beni bunu düşünmeye ittiğini söylemeliyim. Oradan bir alıntı;

“Lapoujade işte şimdi anlamıştır insanı. Hiç ayrıcalığı olmayan gözün gördüğü bu insan, ne büyük ne küçük,ne güzel, ne de çirkindir. Onun sanat anlayışı, insan krallığının gerçek bir portresini tuvallere yerleştirmesi için zorlamıştır, adeta tahrik etmiştir.”

(*)Estetik Üstüne Denemeler</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sezgiye hayal gücü, duygu, düşünce katılmasıyla sanat hayat buluyor. Ama bu sezgiyi bir vergi bir seçilmişlik olarak algılayarak insanüstü bir sonuç olarak betimlemektense bunun “insan olanın dehası,insanî bir durum” olduğu gözüyle bakan Croce ilk okuyuşta çağrıştı aklıma.</p>
<p>O nesnenin ideanın kopyası, sanatın da kopyanın kopyası olduğu görüşüne yakın olan Platon’dan ayrılıyor. Sanatı sezgisel bilişe bağıyordu. Kant için de sanat dehanın zihinsel oyunlarıydı.Bu konularda yetkinliğim yok, sadece hatırladıklarımdan bahsediyorum.</p>
<p>Schopenhauer’un fotoğraf dakikliğindeki portreye hoş bakmayışı, doğaya öykünüldüğünde sanatın insanın en özgür olduğu alan oluştan çıkacağı düşüncesini haklı çıkarır bir bakıştır. Şeyleri orada tutan durum, konum ve sebepten çok onun ne olduğu ve bu görünenden sıyrılarak onun anlamına bakışın ifade edildiği alan sanatın alanıdır.Burada algıya sanatsal yaratım doneleri eklenmiştir.Bumgarten’e göre kavramsal, algısal ve duyusal bilgi birleşmiştir.</p>
<p>Dehanın sezgisi ve sonrasında yaratımı-ki burada tepkimeye deneyim, hayal gücü, duygu giriyor- ortak estetik değerlerin varlığı/yokluğu sorusunu yeniden düşünmeye itiyor.</p>
<p>“Nesnelerin dönüşümü esnaısında sanatçı gördüğünü mü canlandırır yoksa yeni bir varlık mı yaratmak istemektedir? Ya da o bunu yapmak zorunda mı kalır? ” soruları geliyor aklıma. Ama elimdeki kitabın(*) da beni bunu düşünmeye ittiğini söylemeliyim. Oradan bir alıntı;</p>
<p>“Lapoujade işte şimdi anlamıştır insanı. Hiç ayrıcalığı olmayan gözün gördüğü bu insan, ne büyük ne küçük,ne güzel, ne de çirkindir. Onun sanat anlayışı, insan krallığının gerçek bir portresini tuvallere yerleştirmesi için zorlamıştır, adeta tahrik etmiştir.”</p>
<p>(*)Estetik Üstüne Denemeler</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Schopenhaur&#8217;e hatırlamak &#171; Mutlak Töz tarafından</title>
		<link>http://proetcontra.wordpress.com/2007/07/31/schopenhauer%e2%80%99un-sanat-anligi/#comment-79</link>
		<dc:creator>Schopenhaur&#8217;e hatırlamak &#171; Mutlak Töz</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Aug 2007 20:10:45 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://proetcontra.wordpress.com/2007/07/31/schopenhauer%e2%80%99un-sanat-anligi/#comment-79</guid>
		<description>[...] yasası geçerli, kimbilir ne zaman üstüne gideriz demeye kalmadı, ProC abi zat-i muhteremi “sanat anlığı” bakımından ortaya koyuverdi. Şahıs önemli, konu önemli, yazı önemli. Schopenhauer’i [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] yasası geçerli, kimbilir ne zaman üstüne gideriz demeye kalmadı, ProC abi zat-i muhteremi “sanat anlığı” bakımından ortaya koyuverdi. Şahıs önemli, konu önemli, yazı önemli. Schopenhauer’i [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
