<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
		>
<channel>
	<title>Sorgulama Sürecine İkici Bir Yaklaşım III yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://proetcontra.wordpress.com/2007/06/16/sorgulama-surecine-ikici-bir-yaklasim-iii/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://proetcontra.wordpress.com/2007/06/16/sorgulama-surecine-ikici-bir-yaklasim-iii/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 27 Oct 2009 09:09:41 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
		<item>
		<title>proetcontra tarafından</title>
		<link>http://proetcontra.wordpress.com/2007/06/16/sorgulama-surecine-ikici-bir-yaklasim-iii/#comment-28</link>
		<dc:creator>proetcontra</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 Jun 2007 23:04:27 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://proetcontra.wordpress.com/2007/06/16/sorgulama-surecine-ikici-bir-yaklasim-iii/#comment-28</guid>
		<description>Estağfurullah... Tamamını okuman daha iyi olacaktır çünkü ayrı zamanlarda toparlamış olsam da üç yazı tek bir yazı aslında, birbirinin devamı. Tolgayla yaptığınız açılımlar hem belli noktaları netleştiriyor, hem olası bağlantılı meselelere geçiş zemini hazırlıyor. Ayrıca hakikat konusunda sanırım Tolgayla önceden başlattığınız bir diyalog var, ifadelerinizin altyapısını anladığıma kanaat getirdiğimde müdahil olacağım. Hakikatin neliği, bilinebilenin neliği ve hakikatle bilinebilen arasındaki ilişki bizim lect&#039;imizi yaratan, ne de olsa.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Estağfurullah&#8230; Tamamını okuman daha iyi olacaktır çünkü ayrı zamanlarda toparlamış olsam da üç yazı tek bir yazı aslında, birbirinin devamı. Tolgayla yaptığınız açılımlar hem belli noktaları netleştiriyor, hem olası bağlantılı meselelere geçiş zemini hazırlıyor. Ayrıca hakikat konusunda sanırım Tolgayla önceden başlattığınız bir diyalog var, ifadelerinizin altyapısını anladığıma kanaat getirdiğimde müdahil olacağım. Hakikatin neliği, bilinebilenin neliği ve hakikatle bilinebilen arasındaki ilişki bizim lect&#8217;imizi yaratan, ne de olsa.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>kacakkova tarafından</title>
		<link>http://proetcontra.wordpress.com/2007/06/16/sorgulama-surecine-ikici-bir-yaklasim-iii/#comment-27</link>
		<dc:creator>kacakkova</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Jun 2007 23:17:20 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://proetcontra.wordpress.com/2007/06/16/sorgulama-surecine-ikici-bir-yaklasim-iii/#comment-27</guid>
		<description>proetcontra selam

ben bir vakit yazdıklarının toplamını okuyup geleyim....luzumsuz kalabalık yapmaktan özle sakınabileceğim sanıyorum.....bu meseleyi sürdürmek gerektir....</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>proetcontra selam</p>
<p>ben bir vakit yazdıklarının toplamını okuyup geleyim&#8230;.luzumsuz kalabalık yapmaktan özle sakınabileceğim sanıyorum&#8230;..bu meseleyi sürdürmek gerektir&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>proetcontra tarafından</title>
		<link>http://proetcontra.wordpress.com/2007/06/16/sorgulama-surecine-ikici-bir-yaklasim-iii/#comment-26</link>
		<dc:creator>proetcontra</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Jun 2007 20:58:23 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://proetcontra.wordpress.com/2007/06/16/sorgulama-surecine-ikici-bir-yaklasim-iii/#comment-26</guid>
		<description>Aslında meselenin kendisi epistemolojik diyebiliriz. Sorgulama sürecini karar mekanizması olarak da değerlendirebiliriz. Yani insan olmanın gereği. Bunun nasıl bir bilgi olduğunu doğrusu bilemiyorum. Akıl sahibiyiz, ve önermeme göre başka bir karar mekanizmamız daha var, çıkarsamalarımızı bu ikisine göre yaratıyoruz. Mutlak Töz&#039;e giriyorum, yazıları gözden geçiriyorum. Aklım mevcut verilerle buranın yazarının kacakkova olduğu sonucuna varıyor. Başka veriler benim kacakkovanın Adorno hakkında ciddi bir birikimi olduğu çıkarsamasına götürüyor. Kacakkova kişisiyle benzer entelektüel ilgilerim olduğunu ve benzer bir dille konuştuğumu fark ediyorum. Yoruma dayalı iletişime geçiyorum, bu iletişimin biçimi beni kacakkova&#039;nın sohbetinden keyif aldığım çıkarsamasına götürüyor. Bu keyfin benim kacakkova hakkında pozitif fikirler şekillendirmeme sebep olması, fikirlerin niteliğine göre akli ya da tözsel olabilir. Tüm bu mekanizmayı benim varlığımın (kendi varlığımdan ne anlıyorum?) koşulu olarak görüyor olmam bir bilgi mi yoksa itikata dayalı bir olgu mu, hatta belki itikata dayalı bir bilgi mi, bunu bilemiyorum.

&quot;Yoktan var etme&quot; klişesini gerçeğe döndürmeyi başardığımız anda geçmişten bağımsız ol(durt)mayı da başarabiliriz belki. Bu konudaki düşüncelerine katılıyorum.

Tartışmayı sürdüreceğin eksen tam olarak ifade etmeye çalıştığım şey: Kendi alanımıza indirgediğimiz bir dil var ve bu dilin, kendisinden indirgendiği şey&#039;den (senin tanımınla dil dışı, belki buna meta-dil de diyebiliriz) ilişkisi bilinemez. Dil dışının neliğinin bilinemeyeceğini, dahası, bilinmesi gerekmediğini söylüyorum. Belki olması da gerekmiyor.

Geç gelen cevap için özür diliyorum, ancak vakit bulabildim... Sevgiler bizden.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Aslında meselenin kendisi epistemolojik diyebiliriz. Sorgulama sürecini karar mekanizması olarak da değerlendirebiliriz. Yani insan olmanın gereği. Bunun nasıl bir bilgi olduğunu doğrusu bilemiyorum. Akıl sahibiyiz, ve önermeme göre başka bir karar mekanizmamız daha var, çıkarsamalarımızı bu ikisine göre yaratıyoruz. Mutlak Töz&#8217;e giriyorum, yazıları gözden geçiriyorum. Aklım mevcut verilerle buranın yazarının kacakkova olduğu sonucuna varıyor. Başka veriler benim kacakkovanın Adorno hakkında ciddi bir birikimi olduğu çıkarsamasına götürüyor. Kacakkova kişisiyle benzer entelektüel ilgilerim olduğunu ve benzer bir dille konuştuğumu fark ediyorum. Yoruma dayalı iletişime geçiyorum, bu iletişimin biçimi beni kacakkova&#8217;nın sohbetinden keyif aldığım çıkarsamasına götürüyor. Bu keyfin benim kacakkova hakkında pozitif fikirler şekillendirmeme sebep olması, fikirlerin niteliğine göre akli ya da tözsel olabilir. Tüm bu mekanizmayı benim varlığımın (kendi varlığımdan ne anlıyorum?) koşulu olarak görüyor olmam bir bilgi mi yoksa itikata dayalı bir olgu mu, hatta belki itikata dayalı bir bilgi mi, bunu bilemiyorum.</p>
<p>&#8220;Yoktan var etme&#8221; klişesini gerçeğe döndürmeyi başardığımız anda geçmişten bağımsız ol(durt)mayı da başarabiliriz belki. Bu konudaki düşüncelerine katılıyorum.</p>
<p>Tartışmayı sürdüreceğin eksen tam olarak ifade etmeye çalıştığım şey: Kendi alanımıza indirgediğimiz bir dil var ve bu dilin, kendisinden indirgendiği şey&#8217;den (senin tanımınla dil dışı, belki buna meta-dil de diyebiliriz) ilişkisi bilinemez. Dil dışının neliğinin bilinemeyeceğini, dahası, bilinmesi gerekmediğini söylüyorum. Belki olması da gerekmiyor.</p>
<p>Geç gelen cevap için özür diliyorum, ancak vakit bulabildim&#8230; Sevgiler bizden.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>kacakkova tarafından</title>
		<link>http://proetcontra.wordpress.com/2007/06/16/sorgulama-surecine-ikici-bir-yaklasim-iii/#comment-25</link>
		<dc:creator>kacakkova</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Jun 2007 20:20:06 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://proetcontra.wordpress.com/2007/06/16/sorgulama-surecine-ikici-bir-yaklasim-iii/#comment-25</guid>
		<description>ahah beni yorumda mı gelmemiş nedir?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ahah beni yorumda mı gelmemiş nedir?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>kacakkova tarafından</title>
		<link>http://proetcontra.wordpress.com/2007/06/16/sorgulama-surecine-ikici-bir-yaklasim-iii/#comment-24</link>
		<dc:creator>kacakkova</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Jun 2007 19:26:59 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://proetcontra.wordpress.com/2007/06/16/sorgulama-surecine-ikici-bir-yaklasim-iii/#comment-24</guid>
		<description>&quot;varoluşun olmazsa olmaz parçası süreçle ortaya çıkan çıkarsamalar değil, çıkarsama yaratma mekanizmaları&quot;.....

&quot;Itikatin ustune bastigi onceden belirlenmis dogrular degil ama bu onun onceki, gecmisteki birikimden bagimsiz kilmaz.&quot;

meseleyi epistemeolojik noktaya çekeceğim.her iki ifadeye karşı bir kaç soru(nu)m var:

&quot;çıkarsama yaratma mekanizmaları&quot;nın varoluşun olmazsa olmaz koşulu olduğunu nasıl bilebiliyoruz.bu bir bilgi midir yoksa yine itikat yoluyla çözdüğümüz bir şey midir?

neyi geçmişten ve süreklilikten bağımsız kılabilirz ki?başka türlü olamayacağı için itikat, çizginin beri tarfında değerlendirilmek durmundadır.

burada dil dışı olanla dilsel olan arasında bir bağıntı kurmak çabası ve arayışı sözkonusuysa, bunun metafizik olarak mümkün ve fakat epistemolojik bir mesele olarak na-mümkün olduğunu belirtmek istiyorum. her tür bağıntı girişimi bir düzine teorik ihlal ile olanaklı olabilir.böyle bir ihlal mümkün ama teoride geçerli olacak sonuçlara buradan varmak  mümkün değildir.

tartışmayı bu eksenden sürdereceğim.
sevgiler.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;varoluşun olmazsa olmaz parçası süreçle ortaya çıkan çıkarsamalar değil, çıkarsama yaratma mekanizmaları&#8221;&#8230;..</p>
<p>&#8220;Itikatin ustune bastigi onceden belirlenmis dogrular degil ama bu onun onceki, gecmisteki birikimden bagimsiz kilmaz.&#8221;</p>
<p>meseleyi epistemeolojik noktaya çekeceğim.her iki ifadeye karşı bir kaç soru(nu)m var:</p>
<p>&#8220;çıkarsama yaratma mekanizmaları&#8221;nın varoluşun olmazsa olmaz koşulu olduğunu nasıl bilebiliyoruz.bu bir bilgi midir yoksa yine itikat yoluyla çözdüğümüz bir şey midir?</p>
<p>neyi geçmişten ve süreklilikten bağımsız kılabilirz ki?başka türlü olamayacağı için itikat, çizginin beri tarfında değerlendirilmek durmundadır.</p>
<p>burada dil dışı olanla dilsel olan arasında bir bağıntı kurmak çabası ve arayışı sözkonusuysa, bunun metafizik olarak mümkün ve fakat epistemolojik bir mesele olarak na-mümkün olduğunu belirtmek istiyorum. her tür bağıntı girişimi bir düzine teorik ihlal ile olanaklı olabilir.böyle bir ihlal mümkün ama teoride geçerli olacak sonuçlara buradan varmak  mümkün değildir.</p>
<p>tartışmayı bu eksenden sürdereceğim.<br />
sevgiler.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>tolga tarafından</title>
		<link>http://proetcontra.wordpress.com/2007/06/16/sorgulama-surecine-ikici-bir-yaklasim-iii/#comment-23</link>
		<dc:creator>tolga</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Jun 2007 16:50:47 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://proetcontra.wordpress.com/2007/06/16/sorgulama-surecine-ikici-bir-yaklasim-iii/#comment-23</guid>
		<description>Ya wordpress bazen oyle garip isler yapabiliyor. Dun kendi kullanici adimla kendi bloguma mesaj attim, onu bile &quot;spam&quot; saydi bir ara. Sonra &quot;log out&quot; olunca, mesajimi gecerli saydi. 

Evet, Badiou&#039;nun dediklerilye ugrasmak ve anlamaya calismak gerekiyor. Konseptleri ozellikle kume teorisiyle iliskilendiren bir adam Badiou.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ya wordpress bazen oyle garip isler yapabiliyor. Dun kendi kullanici adimla kendi bloguma mesaj attim, onu bile &#8220;spam&#8221; saydi bir ara. Sonra &#8220;log out&#8221; olunca, mesajimi gecerli saydi. </p>
<p>Evet, Badiou&#8217;nun dediklerilye ugrasmak ve anlamaya calismak gerekiyor. Konseptleri ozellikle kume teorisiyle iliskilendiren bir adam Badiou.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>proetcontra tarafından</title>
		<link>http://proetcontra.wordpress.com/2007/06/16/sorgulama-surecine-ikici-bir-yaklasim-iii/#comment-22</link>
		<dc:creator>proetcontra</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Jun 2007 23:24:08 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://proetcontra.wordpress.com/2007/06/16/sorgulama-surecine-ikici-bir-yaklasim-iii/#comment-22</guid>
		<description>Evet Tolga, yorumların spam olarak gelmiş, fark etmemişim. Çok fazla spam geldiğinden onlara bakmıyordum. Bundan sonra kontrol ederim.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Evet Tolga, yorumların spam olarak gelmiş, fark etmemişim. Çok fazla spam geldiğinden onlara bakmıyordum. Bundan sonra kontrol ederim.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>proetcontra tarafından</title>
		<link>http://proetcontra.wordpress.com/2007/06/16/sorgulama-surecine-ikici-bir-yaklasim-iii/#comment-21</link>
		<dc:creator>proetcontra</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Jun 2007 23:15:21 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://proetcontra.wordpress.com/2007/06/16/sorgulama-surecine-ikici-bir-yaklasim-iii/#comment-21</guid>
		<description>Elbette, yorumların yazıyı aydınlatıyor.

Badiou okumadım, terminolojisini bilmiyorum... Ama itikatin yönlendiği şeye Olay diyorsak yönlenme eylemine oluş demekte bir sakınca yoktur herhalde. Bu durumda süreci oluş olarak da okuyabiliriz.

İtikatin üstüne bastıklarının doğruluk ölçütü rasyonel mi, değişebilen öznel değerler mi olacak bilemiyorum, ama itikatin yönlendiği şey olarak olay, kendi içeriği doğrultusunda geleceği de kurtarmayı vadedebilir gibi geliyor bana. Bu vaadin geleceğe dönük olabilirliğinin, geçmişin reflekslerini tekrarlayan varlığında bir tutarsızlık olması gerekmiyor sanki...

Badiou&#039;nun alternatif yaklaşımının önemli olduğunu duymuştum, incelemek gerekiyor demek ki...
</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Elbette, yorumların yazıyı aydınlatıyor.</p>
<p>Badiou okumadım, terminolojisini bilmiyorum&#8230; Ama itikatin yönlendiği şeye Olay diyorsak yönlenme eylemine oluş demekte bir sakınca yoktur herhalde. Bu durumda süreci oluş olarak da okuyabiliriz.</p>
<p>İtikatin üstüne bastıklarının doğruluk ölçütü rasyonel mi, değişebilen öznel değerler mi olacak bilemiyorum, ama itikatin yönlendiği şey olarak olay, kendi içeriği doğrultusunda geleceği de kurtarmayı vadedebilir gibi geliyor bana. Bu vaadin geleceğe dönük olabilirliğinin, geçmişin reflekslerini tekrarlayan varlığında bir tutarsızlık olması gerekmiyor sanki&#8230;</p>
<p>Badiou&#8217;nun alternatif yaklaşımının önemli olduğunu duymuştum, incelemek gerekiyor demek ki&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>tolga tarafından</title>
		<link>http://proetcontra.wordpress.com/2007/06/16/sorgulama-surecine-ikici-bir-yaklasim-iii/#comment-19</link>
		<dc:creator>tolga</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Jun 2007 20:07:40 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://proetcontra.wordpress.com/2007/06/16/sorgulama-surecine-ikici-bir-yaklasim-iii/#comment-19</guid>
		<description>Basnot: 4. kez mesaji atiyorum bakalim gidecek mi?

Bu yazilanlari gorunce laf arasina cok kisa birsey soylemeden edemedim. Akif&#039;in &quot;İtikat mahiyetini &lt;i&gt; tam olarak kestiremediğimiz bir süreç&lt;/i&gt;le şekillenebileceği.. &quot; derken bahsettigi, yani kestirilemez olan itikatin yonlendigi seye Badiou &lt;b&gt;Olay (Event) &lt;/b&gt; diyor.
Itikatin ustune bastigi onceden belirlenmis dogrular degil ama bu onun onceki, gecmisteki birikimden bagimsiz kilmaz. Cunku gecmis, bana gore, uzerine ayrik olaylar zinciri serilmis bir sirekliligi ifade eder.
Bu baglamda itikati Walter Benjamin&#039;e donup degerlendirirsek Olay&#039;a baglilik gelecegin degil gecmisin kurtarilmasidir. Dolayisiyla Olay, bir tekrarlama olarak degil ama gecmisin reflekslerini tekraralama olarak algilanabilir. Olay&#039;in otantikliginin sebebi de budur bir bakima.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Basnot: 4. kez mesaji atiyorum bakalim gidecek mi?</p>
<p>Bu yazilanlari gorunce laf arasina cok kisa birsey soylemeden edemedim. Akif&#8217;in &#8220;İtikat mahiyetini <i> tam olarak kestiremediğimiz bir süreç</i>le şekillenebileceği.. &#8221; derken bahsettigi, yani kestirilemez olan itikatin yonlendigi seye Badiou <b>Olay (Event) </b> diyor.<br />
Itikatin ustune bastigi onceden belirlenmis dogrular degil ama bu onun onceki, gecmisteki birikimden bagimsiz kilmaz. Cunku gecmis, bana gore, uzerine ayrik olaylar zinciri serilmis bir sirekliligi ifade eder.<br />
Bu baglamda itikati Walter Benjamin&#8217;e donup degerlendirirsek Olay&#8217;a baglilik gelecegin degil gecmisin kurtarilmasidir. Dolayisiyla Olay, bir tekrarlama olarak degil ama gecmisin reflekslerini tekraralama olarak algilanabilir. Olay&#8217;in otantikliginin sebebi de budur bir bakima.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>proetcontra tarafından</title>
		<link>http://proetcontra.wordpress.com/2007/06/16/sorgulama-surecine-ikici-bir-yaklasim-iii/#comment-13</link>
		<dc:creator>proetcontra</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Jun 2007 10:19:28 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://proetcontra.wordpress.com/2007/06/16/sorgulama-surecine-ikici-bir-yaklasim-iii/#comment-13</guid>
		<description>Sefalar getirdin kacakkova.

Evet, ben itikatın mahiyeti kestirilemez bir yerle ilintilendirilmesini, elimden bıraktığım kalemin yere düşeceğinin algısı kadar tabii buluyorum.

İtikat meselesini varoluş sürecinin olmazsa olmaz bir parçası olarak görmüyorum, veya görebilirim, emin değilim, ama yazı bundan farklı bir şey söylüyor. &#039;İtikat&#039;la neticelenen sorgulama sürecinin akılla beraber tözden de beslenmesi gerektiğini, tözün gerekliliğinin yadsınmasının kabul edilemez olduğunu söylüyor. 

Aklın doğru olmadığını bildiği bir şey, kendi-algısal çıkarsama diye tanımladığım süreçte FF almış anlamına geliyor, bu &#039;şey&#039;in kabulü varoluşun olmazsa olmaz bir parçası olarak nitelendirilemez. Aslında varoluşun olmazsa olmaz parçası süreçle ortaya çıkan çıkarsamalar değil, çıkarsama yaratma mekanizmaları.

&quot;İtikatı soyut bir kavram olmaktan çıkarırsak, her tür itikat varoluşun bir parçası olarak olduğu gibi geçerli midir?&quot; fevkalade açılımlara gebe bir soru. İtikatı varoluşla ilişkilendirmeyip, itikadın varoluşu hakkında (süreci bağlamında) konuşutuğumun farkında olarak, belki şöyle başlayabiliriz: İtikatın soyut bir kavram olmaktan çıkması onu neye dönüştürür? Bu yeni itikat&#039;ı tanımlayabilir misin? Ondan sonra onun oluşu hakkında fikir yürütelim.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sefalar getirdin kacakkova.</p>
<p>Evet, ben itikatın mahiyeti kestirilemez bir yerle ilintilendirilmesini, elimden bıraktığım kalemin yere düşeceğinin algısı kadar tabii buluyorum.</p>
<p>İtikat meselesini varoluş sürecinin olmazsa olmaz bir parçası olarak görmüyorum, veya görebilirim, emin değilim, ama yazı bundan farklı bir şey söylüyor. &#8216;İtikat&#8217;la neticelenen sorgulama sürecinin akılla beraber tözden de beslenmesi gerektiğini, tözün gerekliliğinin yadsınmasının kabul edilemez olduğunu söylüyor. </p>
<p>Aklın doğru olmadığını bildiği bir şey, kendi-algısal çıkarsama diye tanımladığım süreçte FF almış anlamına geliyor, bu &#8216;şey&#8217;in kabulü varoluşun olmazsa olmaz bir parçası olarak nitelendirilemez. Aslında varoluşun olmazsa olmaz parçası süreçle ortaya çıkan çıkarsamalar değil, çıkarsama yaratma mekanizmaları.</p>
<p>&#8220;İtikatı soyut bir kavram olmaktan çıkarırsak, her tür itikat varoluşun bir parçası olarak olduğu gibi geçerli midir?&#8221; fevkalade açılımlara gebe bir soru. İtikatı varoluşla ilişkilendirmeyip, itikadın varoluşu hakkında (süreci bağlamında) konuşutuğumun farkında olarak, belki şöyle başlayabiliriz: İtikatın soyut bir kavram olmaktan çıkması onu neye dönüştürür? Bu yeni itikat&#8217;ı tanımlayabilir misin? Ondan sonra onun oluşu hakkında fikir yürütelim.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
